Ana Sayfa Blog Sayfa 124

TEKSTİL – İşyerimde son durum: Patronlar:3 – İşçiler:0

0

Merhaba arkadaşlar; Ben iki katlı bir tekstil atölyesinde çalışmaktayım. Size geçen ay yazdığım mektupta, Ekim ayının 15’inde işyerimde zammın konuşulacağından bahsetmiştim. Şimdi o döneme çok yaklaştık. Ben de iş yerimdeki değişikliklerden sizlere bahsetmek istiyorum.

PETROKİMYA – Patronun keyfî çalıştırmasına hayır!

0

Arkadaşlar, her gün bizim üstümüzdeki baskılar daha da çoğalıyor. Geçen mektubumda size zam dönemimizden bahsetmiştim. Bu yazıda da zam sonrası yaşanan gelişmelerden bahsetmek istiyorum.

METAL – Yine iş kazası, yine işçinin yalnızlığı

0

Merhaba; Çalıştığım fabrikada bir arkadaşımız daha iş kazası geçirdi. Makinede meydana gelen bir arızayı gidermek için uğraşan arkadaşımız, hidrolik sistemle çalışan bir kısmın devreye girmesiyle makineye işaret parmağını kaptırdı.

İş kazası ve ardından yapılması gerekenler

0

5510 sayılı yasanın 13. maddesine göre iş kazası;

-Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ,

-İşveren tarafından yürütülmekte olan iş veya görevi nedeniyle işyeri dışında,

Artı-değer nedir?

0

Artı-değer, ekonomi-politik biliminin, David Ricardo tarafından tanıtılmış ve son şekli Karl Marks tarafından verilmiş bir terimidir. Kapitalist zenginliğin birikimini açıklamak için ortaya atılmıştır. Açmak gerekirse, birikimin gerçekleşmesi için bir şeyin sürekli olarak alınırken tekabül ettiği değerin fazlasına satılması gerekiyorsa bu alma ve satma işlerinin arasında ona bir değer eklenmesi zorunludur. Bu eklenen değere artı-değer denmiştir.

Marmara’da Sel Felaketi! Kapitalizm Öldürüyor!

0

Tekirdağ, Silivri ve Çatalca’da sele neden olan sağanak yağış, İstanbul’da da sel baskınlarına neden oldu. Ayamama, Tavukçu ve Papaz dereleri taşması ve aşırı yağış, başta İkitelli Basın Ekspres Yolu olmak üzere, Arnavutköy, Sultangazi, Bağcılar, Eyüp, Esenler, Bahçelievler, Başakşehir, Büyükçekmece ilçelerinde su baskınlarına ve sele neden oldu. Şu ana kadar gelen haberlerde ölü sayısı 32, kayıp sayısı ise 8. Şimdi bunun “çevresel felaket” olduğu açıklaması yapılıyor. Yalan! Sözgelimi İstanbul’un bu tip durumlar için bir risk haritası yok!

Chevron’a karşı direniş (Richmond, Kailforniya)

0

Ekonomik kriz Richmond halkını vurdu. Federal hükümet tüm fon kaynaklarını şirketler için kullanırken, Richmond’daki binlerce aile, ülkenin geri kalanı ile beraber işini ve evini kaybediyor. İpotek krizi derinleşiyor ve Richmond’da bir buçuk yıl içerisinde 2.300 eve el konulurken, bu rakam ülke genelinde 4,8 milyona ulaşıyor.

29 yıl sonra bir kırılma anı olarak 12 Eylül

0

Tüm dünyayı sarsan ve cumhuriyet tarihinin en derin daralmalarından birine yol açan krizden en çok zarar gören ve sayıları 12 milyonu bulan ücretli nüfustan toplu sözleşme yapabilen işçi sayısı kaç sizce? 2001-2007 dönemi yıllık ortalama 400 bin!..

Honduras: Direniş yol ayrımında

0

Honduras’da devlet başkanı Manuel Zelaya’nın devrilmesi ve emekçiler üzerinde sert bir saldırı dalgasıyla sonuçlanan askeri darbe ikinci ayını doldurmuş olsa da ülke içinde ve dışında darbecilere karşı geliştirilen kitle seferberlikleri durulmuyor.

1 Eylül’ün ardından

0

Dünya Barış Günü, 1 Eylül 1939 tarihinde faşist Almanya ordularının Polonya’ya girerek ikinci emperyalistler arası paylaşım savaşını başlatmasına atfen, Bileşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilmiş bir gündür. Ve bu anlamlı gün, barış kelimesinin eğer burjuvalar arasında yapılmışsa, ne denli güvenilmez olduğunu her yıl yeniden ve yeniden bizlere gösterir.

“Kürt Açılımı” ve kendi kaderini tayin hakkı

0

İşçi Cephesi gazetesi olarak Kürt sorununun çözümünden yanayız. Bize göre Kürt sorunu bir ulusal sorundur. Bu nedenle de bir kendi kaderini tayin etme hakkı sorunudur. Dolayısıyla İşçi Cephesi gazetesi olarak Kürt sorununun çözümünden anladığımız Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkının kayıtsız ve şartsız benimsenmesidir. Kürtlerin bu hakkı nasıl kullanacağı, kullanmak istediği ise tamamen kendi tasarruflarındadır.

Sınıf Uzlaşması değil, Sınıf Birliği!

0

Acıkıyoruz biz de! Ve susuyoruz… Sonra hastalanabiliyoruz… Ve okutalım isteriz biz de çocuklarımızı… Bu düzende doymak için çalışmaya mecbur işçi de insan haliyle. Ve sağlık ve eğitime en az diğerleri kadar ihtiyaç duyar. İşsiz kaldığında parasızdır, parasızsa açtır ve insanlar açlıktan ölürler; işsiz de ölür… Yani anlayacağınız bizim de karnımız ekmekle doyar!

İşsizlik Sigortası Fonu da gasp edildi

0

Sınıf uzlaşması değil, sınıf birliği zamanı!

Geçtiğimiz ayın, işçi sınıfı ve emekçi kitleler için en önemli gündemlerinden biri işsizlik fonunun gasp edilmesi oldu. Dört kişiden birinin işsiz olduğu ve işsizlik fonunun kullanımına ilişkin taleplerimizin arttığı bu dönemde, hükümet hatırlattı: Bir fonu herkes ister ama ancak bazıları alır.

Bilinçli işçi “Kürt Açılımı” konusunda ne yapmalı?

0

İki kişi arasında konuşuyor. İkisi de genç. Biri sıradan genç bir işçi, diğeri hem okuyup hem çalışan genç bir sosyalist. Konu, “Kürt Açılımı!” Genç sosyalist ortada açılım falan olmadığını, hükümetin bırak sorunu çözmeyi, tarif ederken bile kafa göz yardığını söylüyor. Haksız da sayılmaz! Genç işçi de hak veriyor bu sözlere… Lakin diyor ortada bir sorun olduğu da gerçek; birileri bir şey yapmalı, yoksa bu kan daha çok akar, gözyaşları durmaz… Ne yapmalı?

Marmaray’da grev

0

Marmaray Projesi dâhilinde, 26 Ağustos günü Yenikapı ve Sirkeci kazılarında çalışan işçiler greve başladı.

Afganistan’da emperyalizmin demokrasi güldürüsü

0

21 Ağustos’ta Afganistan’da, işgalin ardından ikinci cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. İşgalci güçler için işlerin giderek sarpa sardığı Afganistan’da, ABD emperyalizmi ve müttefikleri açısından bu seçimlerin önemli bir yeri vardı.

Açılım sürerken

0

Şimdiye kadar, Kürt halkının çektiği acıları anlatmak ve çözümler aramak için çıkan onlarca gazete kapatıldı ve yasaklandı… Günlük gazetesi, bunlara rağmen, susmamak daha çok duyurabilmek hedefi ile inadına çıktı. Aynı gazetenin 22 Ağustos tarihli sayısına gelen tepki ise, bu gazetenin de kendinden öncekilerin makûs tarihini paylaştığını gösterdi.

Bakan, Kürt açılımını kadınlara sorsun

0

Anayız, bacıyız, kardeşiz, cephede mermi taşıyan nineyiz, yani bizzat ulusu var eden biziz; ama konu siyasete gelince, ideolojisiziz! Böyle buyurdu Başbakan. Peki, öyle miyiz? Elbette hayır. Bakan gözler görecektir ama daha dün Barış İçin Kadın İnisiyatifi 231. kez toplanmasına karşın toplantıları daha bir kez görülmedi. Gözaltında çocukları ‘kaybolan’ Cumartesi Anneleri de aylardır toplanıyor.

Depremden daha da tehlikeli olan kapitalizmdir

0

17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli, 7,5 şiddetinde gerçekleşen deprem, Marmara Bölgesi’nde ve Ankara’dan İzmir’e kadar olan geniş bir alanda hissedilmişti. Bu büyük depremin resmi rakamlara göre bilançosu; 17.480 ölü, 23.781 yaralı ve 505 sakat. Bunun yanında; 285.211 konut ve 42.902 işyerinde hasar. Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 evsiz…

Üçüncü köprü tartışmaları

0

Beraberinde bir sürü tartışma getiren 3. köprü, İstanbul’un ve bölge halkının geleceğini de belirleyecek. Çıkarılan kanunlara ve raporlara rağmen çevre katledilecek, arsalar satılacak, cepler şişecek.

Grev, tüm emekçilerin hakkıdır!

0

Bu yıl, kamu emekçilerinin toplu görüşme süreci 15 Ağustos’ta başladı. Bu görüşmeler yaklaşık 2 milyonu aşkın memuru ilgilendiriyor. Görüşmeye katılan sendikaların talepleri birbirlerinden farklıydı; fakat hükümet bunların birçoğuna yanaşmadı. Görüşmeler, zam miktarları konuşmaya başlanınca tıkandı.

Mücadele ederek kazandılar!

0

İşten çıkarmalar, hayat pahalılığı, ücret kesintileri emekçi kesimler üzerinde karamsar bir hava yaratıyorsa da, bu süreçte yolumuzu aydınlatacak olumlu örnekler de yok değil.

Güney Kore: Ssangyong Motor Fabrikası Grevi

0

Güney Kore’de araba imalatı yapan ve yüzde 51 hissesi Çin’in Şanghay Otomotiv Sanayi Şirketi’ne ait olan Ssangyong Motors fabrikası, içine düştüğü mali sıkıntı nedeniyle iflas başvurusunda bulunmuş, iflasa karşı korunma elde etmek için de, işgücünün yüzde 36’sını (yaklaşık 2600 işçi) işten çıkaracağını açıklamıştı.

Herkese iş herkese eşit ücret

0

Dünyada ve ülkemizde süren ekonomik krizin biz işçi sınıfının üzerine yüklenmesiyle birlikte yükselen işsizlik ve ücretsiz izinler bizlerin daha kolay sömürülmesi için patronlara pek çok olanak sağlıyor. Bu olanakları, sonuna kadar kullanmak isteyen patronların bizim sırtımıza her gün daha çok iş yüklemesi biz işçileri yaşadığımız gerçekten daha da uzaklaştırıp gerçek düşmanlarımızı unutup kendi aramızda çekişmelere zorluyor.

‘Kürtçe eğitim’ yalanı!

0

Son günlerde şiddetlenen ve ‘en kırmızı benim çizgilerim’ tartışmasına dönen ‘Kürt Açılımı’ gündemin ana konusu. ‘Kırmızı çizgiler’ diyoruz çünkü ulusal soruna çözüm üretmek isterken en sık karşılaştığımız sözler ‘üniter-devlet’, ‘ulus-devlet’, ‘milli eğitim’, ‘resmi dil Türkçe’dir.’ oluyor.

Aram Tigran’ın Ölümü ve Kürt Açılımı

0

Kürtçe, Arapça, Ermenice ve Türkçe müzik yapan, Ortadoğu’nun duayenlerinden Aram Tigran Atina’daki evinde ani rahatsızlık geçirdi. Sabah saat 07.30’da evinde eşi tarafından yerde hareketsiz halde görülen Tigran, Atina’daki Kürtlerin yardımı ile Van Gelasmos hastanesine kaldırıldı. Burada Tigran’ın beyin ölümü gerçekleşti…

Kaygılıyız çünkü öldürülüyoruz!

0

Geçtiğimiz günlerde İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Irak: Cinayet, İşkence, Cinsel Yönelim ve Cinsiyet isimli bir rapor yayınladı. Rapor, Irak’ta eşcinseller üzerinde sistemli bir cinayet politikasının uygulandığını ortaya koyuyordu.

Bu sese kulak vermeli

0

Alman şair, oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni Bertolt Brecht, kuşkuya yer yok ki 20. yüzyıl sanat dünyasının en sıra dışı ve etkin isimlerinin başında gelir. 1898 yılında Almanya’nın Augsburg kentinde dünyaya gelen Brecht, çağdaş tiyatronun genç kuramcılarından biri olarak öne çıktığı 30’lu yıllarda, aynı zamanda epik tiyatronun başlıca temsilcisine dönüşecektir.

Yüzsüz Öğretim Kurumu’ndan Açıklama

0

Hatırlayacağınız gibi, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversite harçlarına yüzde beş yüze varan oranlarda zam kararı alınmıştı. Oluşan kamuoyu tepkisi, başbakanı yemek masasında bile rahatsız eder boyuta gelen baskılar ve yapılan kararlı eylemler sonucunda tüm fakültelere eşit oranda zam yapıldı, bu oran yüzde 8.

Bedava işgücü: Stajyerlik -2

0

Geçen ayki yazımızda stajyerlik konusunda kısaca şöyle demiştik: Şirketler bugün biz öğrencileri doğrudan doğruya, hem de yasal dayanaklar ile nitelikli ve bedava iş gücü olarak kullanmaktalar. Bu yıl kalkınma paketleri sayesinde bu uygulama onlar için çok daha cazip hale geldi. Bundan sonrası için ise planları çok daha fazla. Patronlar, stajyerlik uygulamasının nimetlerinden mezuniyet sonrasında da faydalanmak istiyorlar.

Feride öğretmen değil, stajyer öğretmen!

0

Bu yazıyı yazıyorum çünkü, “stajyer öğretmen” ya da “rehber öğretmen” adı altında, özellikle kadınları dershanenin “vitrinine” koyan, günde 12 saat çalıştırıp ayda 300 TL ödeyen cinsiyetçi dershane patronlarına söyleyecek sözüm var!

Mesafe almaya devam ediyoruz!

0

Üç aylık sosyalist düşünce dergisi Mesafe‘nin 2. sayısı eylül ayında okuyucu ile buluşuyor.

Ne Ekmeğe Ne Harçlara… Biz Maaşlara Zam İstiyoruz!

0

Hükümet yeni bir öğretim yılına yoksul ailelerin ceplerinde ne kaldıysa onları da alarak başlamak istiyor. Bu niyetini yıllık maaş zamlarını yapmayarak; toplu sözleşmelerde kamu emekçilerine zırnık bile koklatmayarak açıkça gösteriyor.

METAL – Çalıştığım fabrika

0

Çalıştığım fabrikada her yıl temmuz aylında yapılan ve geleneksel hale gelmiş bir denize gitme etkinliğimiz vardı. Bu etkinlik sayesinde bizler, hem iş stresini üzerimizden atıyor, hem de iş arkadaşlarımızla fabrika dışında hoş vakit geçirebiliyorduk. Yol ve yemek masrafları patron tarafından karşılanır, biz de arkadaşlarla iki gün eğlenir dönerdik.

TEKSTİL – İşyerindeki sorunlar

0

Merhaba arkadaşlar, ben iki katlı 30 kişililik bir iş yerinde çalışıyorum. Alt katta çalışan işçi sayısı 20, üst kata çalışan sayısı 10. Alt kat kişiye özel sipariş üretimi yapıyor, üst katta normal seri üretim yapıyoruz.

PETROKİMYA – Zam sorunu

0

Merhaba arkadaşlar, Ben petrokimya sektörüne bağlı çalışan bir işçiyim. Bu sayıda sizinle paylaşmak istediğim konu zam.

HİZMET – İşçiler ve ihaleler

0

Merhaba, Ben daha önceki sayıda da bağlı olduğumuz şirketin bazı ihaleler kaybettiğini ve bunun sonucunda biz işçilere karşı ne tür hak gasplarına giriştiğini yazmıştım.

TEKSTİL – Çalıştığım yerde ücrestiz izin

0

Merhaba,

Çalıştığım işyerinde, ücretsiz izinlerimizden yeni döndük. Gelir gelmez, bizi kriz bahanesiyle ücretsiz izne çıkaran patronumuzun, iş yetişmediğinden yeni işçi alacağını ve kendisinin de evlendiğini duyduk.

TEKSTİL – Krizin faturası biz işçilere

0

Merhaba arkadaşlar,

Krizin faturasını biz işçilere çıkaran patronlar, zarar ediyoruz, iş yok gibi bahanelerle bizleri kapı önüne koymayı sürdürüyorlar.

İş Sözleşmesinin Derhal Feshi Hakkı

0

İş yasasının 25. maddesi, iş sözleşmesinin derhal feshi hakkı üzerinedir. Patron, 25. maddeye dayanarak işten çıkarmayı gerçekleştiriyorsa, ihbar tazminatı ödeme zorunluluğu ortadan kalkar. İş sözleşmesinin 25. maddeye göre feshinin dayandırıldığı nedenler, üç başlığa ayrılır.

Geçiş Programı nedir?

0

İşçiler bugün de olduğu gibi yüzyıllardan beri; 8 saatlik işgünü, grev, sendika gibi en temel hakları için mücadele etmişlerdir. Bu mücadelelerin etrafında örgütlenip, kendi deneyimleri sayesinde, patronlar sınıfının en ufak çıkarının bile kendi zararına olduklarını anlamışlardır.

Ekmeğe değil, maaşlara zam!

0

Ekonomik krizin başından bu yana neredeyse bir yıl geride kaldı. Kriz, Başbakanın dediği gibi ne memleketi teğet geçti, ne de bazı burjuva aydınların dediği gibi 3-5 aya kadar bitecek gibi görünmüyor. Ekonomik kriz uzadıkça bedelini en ağır biçimde ödeyen bizleriz. En çok patronlar ağlasa da, krizin gerçek mağduru biz emekçileriz.

Demokratikleşme hokus pokusçuları iş başında

0

Yeni demokrasi duası: İki maddelik kanun değişikliği, bir maddelik Kürt açılımı…

Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanabilmesini sağlayan yasal düzenleme ve Kürt Açılımı girişimleri yeniden “demokratikleşme” tartışmalarını gündemin birinci sırasına taşıdı. Baştan söyleyelim, bu düzenleme ve girişimlerle demokratikleşmenin birlikte anılması ancak bir komedi olabilir. Ortada demokratikleşme adına gerçekleşen hiçbir şey yok!

Katledilişinin 69. yılında Troçki

0

Ekim devriminin ve devrimci proletaryanın tarihsel önderlerinden biri olan Lev Troçki’yi, 20 Ağustos 1940 günü, bir Stalin ajanı kafasına buz kıracağı ile vurarak katletmişti. Karşı devrim tarafından katledilişinin ardından; geride Marks, Engels ve Lenin’in mücadelelerinin mirasçısı olan 4. Enternasyonal’i, kendisinden sonraki devrimci işçilere rehberlik edecek olan Sürekli Devrim kavrayışını ve de bizlere mücadele perspektifini sunan Geçiş Programı anlayışını bırakmıştı.

Patronların yükü hafifletilirken, krizin tüm yükü emekçilere bindiriliyor

0

Yoksulluk ve sefaletin kalkması için birleşik mücadeleye!

Orhan Veli adlı işçi ve emekçi dostu bir şair, bizlerin zor hayatını ironik [1] bir dille ele alıp taa 1949’da şöyle yazmış: “Bedava yaşıyoruz, bedava;/…/ Yağmur çamur bedava;/ Otomobillerin dışı,/ Sinemaların kapısı/ Camekânlar bedava…”

Toplu iş sözleşmelerine (TİS) doğru

0

Bu yıl kamu emekçileri yüzde 4,5 zam alacak. Ücretlerin düşürüldüğü, işten çıkarmaların arttığı bir dönemde bu oran makul görülebilir. Fakat ulaşım, beslenme, barınma ve eğitim giderleri geçen yıla göre yüzde 4,5’tan çok daha fazla arttı. Temel ihtiyaç maddelerine, elektriğe, suya ve doğalgaza gelen zamlar hesaba katıldığında kaybeden yine emekçiler oluyor.

Kamu Hastaneleri Birliği Yasası çiçek açtı

0

Kamu Hastaneleri Birliği Yasası kapsamında Üsküdar Devlet Hastanesi’yle birleştirilecek olan Validebağ Devlet Hastanesi’nin önünde 30 Temmuz günü basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması SES, İstanbul Tabip Odası tarafından gerçekleştirildi.

Bilinçli işçi umutsuzluğa karşı da mücadele etmelidir…

0

Dedik ki, “mücadele bulaşıcıdır, bazen tek bir kıvılcım yeter!” Bu sözün doğruluğunu yaşayanlar mutlaka bilir. Nice mücadele benzer bir deneyimin ışığında filizlenip büyümüş ve bir yanardağ patlamasına dönüşmüştür.

Futbol = Kâr olduğu sürece insanlığa hizmet edemez

0

Futbol; kimine göre bir yaşam tarzı, kimine göre 22 kişinin bir meşin yuvarlak peşinde koştuğu anlamsız bir oyun. Kimine göre bir kavram, kimine göre ise müthiş bir tutku. Gelin biz bir de futbolun ekonomik boyutunu inceleyelim:

Türkiye tarım alanları 30 havzaya bölündü!

0

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli’ni” 14 Temmuz’da kamuoyuna sundu. Bu model kapsamında Türkiye, 527 milyon 782 bin 613 veri derlenerek 30 havzaya bölündü.