Daha önceki yıllarda da Kürtlere linç girişimlerinde bulunulan Sakarya’da yeni bir linç gerçekleştirildi. Kürt iki kardeşe yapılan saldırıda kardeşlerden biri ölürken, diğeri yaralandı.
Brezilyalı işçiler mücadeleye çağırıyor!
Geçtiğimiz Ekim 2008’den beri burjuva basın, otomotiv devi General Motors’un -GM- haberleriyle çalkalanıyor.
Krize karşı Avrupa’da eylem günleri
Kapitalizmin olağan ürünü olan ekonomik kriz biz işçilerin iliğine kadar işledi, işliyor ve şiddetini arttırarak devam edeceği gün kadar açık.
‘NAFTA gribi’ insanlığı tehdit ediyor!
Dünya genelinde şu ana kadar kesinleşmiş domuz gribi (H1N1) vaka sayısı 4694. 30 ülkeye yayılan hastalıktan 53 kişi hayatını kaybetti. Salgın hâlâ da doğrudan engellenebilmiş değil.
“Gencim, çalışkanım, işsizim!”
Bir ÖSS daha geldi çattı. 1,5 milyon civarında genç, diplomalı işsiz olmak için ‘yarışacak’. 600 bin civarında genç bu yarışın ‘galibi’ olacak ve 2 ila 5 yıl arasında değişen sürelerde işsizlik tehdidinden yırttıklarını düşünecekler. Mezun oldukları gün acı gerçekle karşılaşacaklar: İŞSİZLİK!
Gündelik hayatın ve aşkın hüzünlü şairi Mario Benedetti öldü
Latin Amerika’nın en büyük yazarlarından biri olarak tanınan Uruguaylı Mario Benedetti 17 Mayıs 2009 tarihinde Montevideo’daki evinde hayata gözlerini yumdu.
İŞSİZ – İşsizlik maaşı bitti! Şimdi ne olacak?
İşsizlik üstümüze kâbus gibi çöktü. Evet, kelimenin tam karşılığı bu sanırım. İşsizlik maaşım sona erdi ama hâlâ bir iş bulamadım. Benim durumumda olan yüz binlerce işsiz var. İşten çıkartılınca bir süre aldığımız tazminatla geçindik.
BİLİŞİM – Merhaba yoldaşlar
Ben bir hizmet sektöründen çağrı merkezi emekçisiyim. Öncesinde biraz çağrı merkezi çalışanı nedir kısaca özetleyeyim: Çağrı merkezi çalışanın görevi kısaca şirketin mevcut müşteri potansiyelini korumak ve arttırmak, müşterilere telefonla yardımcı olmaktır.
PETROKİMYA – Ne kadar boyun eğersek o kadar kaybederiz
Merhaba arkadaşlar, ben GOP bölgesinde petrokimya sektörüne bağlı çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrika kriz başladığından beri satış rekorları kırıyor. Sadece satış rekoru kırmıyor, aynı zamanda biz çalışanların hakkını tırpanlamakta da rekorlar kırıyor.
Grev nedir?
İşçilerin, bir işkolu veya bir işyerinde haklarını elde etmek için, faaliyeti durdurmak veya işin niteliği çerçevesinde işi önemli ölçüde aksatmak şeklinde kendi aralarında veya bir sendika tarafından alınmış karara uyarak işi bırakmalarına grev denir.
Anayasa’da toplu sözleşme ve grev hakkı
48. Madde, çalışma ve sözleşme hürriyeti: “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve soysa amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirler alır.”
1 Mayıs ve parti inşası
Sendika bürokratları ile rejim arasındaki ve içindeki manevraların sonucunda, ya da daha doğrusu bunların sayesinde, 1 Mayıs günü İstanbul’da Kadıköy-Taksim mitingleri yarılması yaşandı. Bu yarılmanın niteliği ve nedenleri İşçi Cephesi’nin 5. sayısında yeterince işlendi, ben ise bu konunun kendini Troçkist olarak adlandıran kesimde yol açtığı polemiğe değinmekle yetineceğim.
Lucha Internacionalista, No 96 – Mayıs 2009 – Gündem
17 Haziran tarihinde Avrupa parlamentosu seçimleri gerçekleştirilecek. Lucha Internacionalista olarak, bu seçimlere, Iniciativa Internacionalista – Enternasyonalist İnsiyatif girişimi- katılıyoruz. Bu insiyatif, devrimci partilerin ve bağımsızlıkçı sol’un geniş bir koalisyonu.
ABD’de 1 Mayıs
1 Mayıs’ın tarihe ‘Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ olarak geçmesine, 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun 8 saatlik işgünü için 1 Mayıs’ı ‘grev ve 8 saat uygulamasını fiili olarak hayata geçirme’ günü olarak belirlemesi vesile olmuştur.
Çığlıklara kulak tıkayan “kahraman sendikacılar!”
Tarihin hangi döneminde evlatlarını arkada bırakanlar “kahraman” adını almıştır! Ve hangi zafer şarkısı geride kalanların çığlığına yoldaş olmuştur! Bu yakıştırma 1 Mayıs 2009’da yaşandı…
İspanya’da Avrupa Parlamentosu için “Enternasyonalist Girişim”
Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine ortak aday çıkarmak üzere İspanya’da bir dizi sol ve devrimci parti ve akım, “Enternasyonalist Girişim-Halklararası Dayanışma” platformu oluşturdu.
İspanya’da 1 Mayıs 2009
İspanya’da 1 Mayıs İşçi Mücadele ve Dayanışma günü hemen bütün kentlerde kitle gösterileriyle kutlandı. Gösterilere, ülkenin yaşamakta olduğu derin ekonomik bunalımın de etkisiyle, geçen yıllardakinden daha büyük kalabalıklar katıldı ve militan bir ruh hali damgasını vurdu.
İstanbul’da iki tane 1 Mayıs! Şimdi elimizde ne var?
Krizi bahane eden patronlar son 8 ayda 2 milyonun üzerinde işçiyi işten çıkardı. Bunların yarısı zaten herhangi bir sosyal hakka sahip olmayıp kayıt dışı çalışan emekçilerdi. İşten atıldıkları anda sudan çıkmış balığa döndüler. Sigortalı bir işyerinde çalışıp işinden atılanlar ise eğer kıdem ve ihbar tazminatı ve işsizlik sigortası alabildilerse muhtemelen o paraları ya bitti ya da bitmek üzere.
Patronlar ekmedikleri yeri biçmeyi severler!
Ekonomik krizin birçok önemli sonucu var. Artan işsizlik, genelleşen yoksulluk ve açlık bunlardan sadece birkaçı. Lakin ekonomik kriz kendi başına bir neden değil, çünkü ekonomik krizin kendisi de bir sonuç.
Sulandırılmaya çalışılan dava: Ergenekon!
Emniyet 12. dalga Ergenekon operasyonunu 13 Nisan’da gerçekleştirdi. 18 ilde 40 kişi eş zamanlı olarak gözaltına alındı. Bunlar arasında çok sayıda emekli ve görevde rektör, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) 2. Başkanı Prof. Dr. Filiz Meriçli ve Prof. Dr. Erol Manisalı da var.
Yaman Tarcan’ı kaybettik
1980 öncesi dönemdeki gençlik yıllarında İşçi Cephesi gazetesinin okurlarından olan, 12 Eylül sonrası dönemde ise adını tiyatro, sinema ve televizyon dizilerindeki oyunculukları ile duyuran sevgili dostumuz, sanatçı Yaman Tarcan 2 Mayıs günü Kadıköy’deki evinde hayatına son verdi.
Kadıköy 1 Mayıs: Bütün alanlar bizim!
1 Mayıs’ın İstanbul’daki adresi Kadıköy ve Taksim çevresiydi. Kadıköy’de, 1 Mayıs mitingi Haydarpaşa Numune Hastanesi ve Tepe Natilius kollarından kortejlerin oluşturulup yürüyüşe geçilmesiyle başladı. Haydarpaşa Numune Hastanesi kolunda Türk-İş’e bağlı sendikalar, TGB, İP ve Hak-İş yürüdü.
Tepe Natilius yürüyüş kolunda ise gazetemiz İşçi Cephesi‘nin yanı sıra, Emek Partisi, Köz, İşçi Kardeşliği Partisi ve UİD-DER yer aldı.
DTP, Başbuğ ve dipçik…
Ve yeniden, Asker-Polis Rejimi’nde yaşamak!
DTP’ye yapılan operasyon genelde DTP’nin seçim başarısına yönelik bir tepki, bir cezalandırma olarak nitelendi. Bu elbette yanlış değil. Sonuçta DTP’ye yönelik uzunca süredir devam eden bir saldırı ve yıpratma söz konusu.
TEKSTİL – 1 Mayıs mitingine katılmamın bedeli işten çıkarılmak oldu.
1 Mayıs İşçi Bayramı her ne kadar resmî tatil ilan edilse de fiiliyatta bu pek uygulamaya konulmadı. Ben de bir işçi olarak 1 Mayıs’ı kutlamak, taleplerimi 1 Mayıs meydanında diğer sınıf arkadaşlarımla dile getirmek istedim ve 1 Mayıs’a Kadıköy’de katıldım.
İşsizlik doğal afet değil!
İşten çıkarmalar yasaklansın!
Shakespeare paranın Görünür Tanrısallık olduğunu söyler. Paranın gücü; namussuzu namuslu, çirkini güzel, kötüyü iyi, aptalı akıllı, soysuzu saygın, vicdansızı vicdanlı yapacak kadar kudretli bir araçtır. Para her şeye hâkim olup hükümranlığını kurduğundan bu yana doğruyla yanlış, gerçekle yalan yer değiştirmiş durumda.
Jose Martins ile Kriz üzerine
Portekizli devrimci Marksist dergi Rubra geçtiğimiz günlerde Brezilyalı devrimci Marksist iktisatçı Jose Martins ile Yaşamakta olduğumuz ekonomik krizin niteliği ve sonuçları üzerine uzunca bir söyleşi gerçekleştirdi.
İş Yerlerinde ve Sendikalarımızda İşçi Denetimi!
Patron-Hükümet ikilisi işbaşında. Seyirci kalmayalım! Saldırılara karşı işçi seçeneğini oluşturalım!
Kriz kasıp kavurmaya devam ediyor. İşsizlik dünya genelinde rekor düzeye tırmanıyor. Başta inşaat, otomotiv, enerji ve tekstil olmak üzere, pek çok sektördeki kitlesel işten çıkarmaların ve de sektör küçülmelerinin sonunun ne zaman geleceği ise hâlâ bilinmiyor.
Seçimlerin ardından kentsel dönüşüm – Sunuş
29 Mart yerel seçimlerinin önemli konularından biri, Kentsel Dönüşüm meselesiydi. Ortadaki rantın büyüklüğünden ötürü, Kentsel Dönüşüm’ün gündemde olduğu yerlerde, seçimler daha çekişmeli ve gürültülüydü.
Seçimlerin ardından kentsel dönüşüm – Söyleşi
Okmeydanı Mahmutşevketpaşa Mahallesi muhtar adayı Yalçın Köse’yle seçim süreci ve kentsel dönüşümle ilgili bir söyleşi…
İTÜ’de bahar şenlikleri
Demokrat bir bilim insanı olan ve 1978 yılında faşistler tarafından katledilen, eski İstanbul Teknik Üniversitesi rektörü Ord. Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu’nun anısına düzenlenen İTÜ bahar şenlikleri, başlıyor.
Tecavüz kurbanı olmamak için taşların hedefi olmak
Geçtiğimiz ay, Afganistan’da nüfusun yaklaşık %30’unu oluşturan Şii mezhebindekiler için bir ‘Aile Yasası’ geçti. Yasa buyurunca, Şii kadınlar, hasta olmadığı sürece dört günde bir eşinden gelecek cinsel ilişki teklifini reddedemeyecekler ve yanlarında kocaları ya da erkek bir akrabaları olmadan evi terk edemeyecekler.
Enternasyonalist Mücadele (LI)’den Türkiye Özel Sayısı
Dördüncü Enternasyonal’in yeniden inşa çabalarına birlikte katkıda bulunduğumuz, İspanya’dan Enternasyonalist Mücadele dergisi, Mart ayında gazetemizle birlikte bir Türkiye özel eki yayımladı. Okurlarına gazetemizi tanıtan ve Türkiye’deki politik süreci aktaran sayıda, gazetemiz yazarlarına da yer verildi.
G20’nin ardından…
Nisan başında yapılan, Türkiye’nin de katıldığı G20 sanayileşmiş ülkeler zirvesi, IMF’ye kaynak aktarımı kararıyla son buldu. Buna göre rezervleri kısıtlı bulunan IMF’nin kaynakları üç katına çıkarılacak. Aynı zamanda özel bankalardan kredi alması da mümkün olacak.
Keal’den İşçi Cephesi’ne Mektup
Özelleştirmelerde gelinen son noktada sadece işçi kardeşlerimizin değil biz öğrencilerin de başına büyük dertler açılıyor. İşçi kardeşlerimizi derinden vuran özelleştirmeler artık merkezi yerde bulunan her okula uygulanıyor.
1 Mayıs Etkinliğimiz
26 Nisan Pazar günü İşçi Cephesi olarak 1 Mayıs üzerine konuşmak için toplandık. Etkinliğimiz içeriğinin doluluğu ve ortamın samimiyeti ile verimli geçti.
1 Mayıs 2009 Bildirisi
Artan saldırılara ve krizin etkilerine karşı; kitlesel bir 1 Mayıs mitinginde temel taleplerimizi haykıralım!
Tüm dünyadaki işçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs, bu yıl krizin etkilerinin derinleştiği ve yaşam koşullarımızın gittikçe zorlaştığı bir döneme denk geliyor. İşsizlik tehdidi hiç olmadığı kadar yüksek seviyelere çıktı, çalışma koşullarımız gittikçe kötüleşiyor.
LOJİSTİK – Patron yoruldun tatile git!
Mart ayında yapılan yerel seçimlere bayan patronumuzda ilçe belediye başkan adayı olarak katılmıştı, ben de bu konuyu sizlere bu sayfadan yazmıştım.
TEKSTİL – Patronun zararı
Zenginliğini paylaşamadığım patronun zararını neden paylaşayım?
İşyerimde kriz başladığından bu yana sürekli işçi çıkarılıyor. Kesin sayı belli değil ama yüzlerce arkadaşımız işini kaybetti.
TEKSTİL – İşler tıkırında
Bu yıl kriz bahanesiyle ücretlerimize zam yapılmadı. Bu süre içinde hiç boş kalmadık, hep çalıştık. Şimdi de Arap ülkelerine ihracat işleri üretmeye başladık. İşleri dikerken üzerlerinde fiyat kupürlerinin de bulunduğunu gördük.
İşsizliğe Karşı Kapitalist Çözüm: Haydi Kadınlar Eve!
Kapitalist krizin yarattığı ağır tahribat, çalışma haklarını ellerinden aldığı kadınların, evlerinin yolunu tutmasına sebep oldu. Kadın istihdamının zaten son derece düşük olması, çalışma hayatına atılmamız önündeki birçok engel, krizle birlikte artan işsizlikle de birleşince ev kadınlığımızı baki kıldı.
Türk kadınlar en az 3 çocuk yapsın, Kürt kadınlar dinî eğitim alsın!
Başbakan Erdoğan’ın söylediği “Türk kökünü kazımak istiyorlar… En az üç çocuk yapın!” çağrısının şokundan henüz kurtulamamışken, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun da katıldığı Diyarbakır’da gerçekleşen 29 Şubat-2 Mart 2008 tarihli ‘Aile Hizmetlerinde Sivil Toplum Kuruluşları ile İstişare Toplantısı’nın raporu geçtiğimiz günlerde yayımlandı ve içeriğindeki saçma çözüm önerileri ile dikkat çekti.
Görünmek İstenmeyen Emek
Ev içi emek dendiğinde akla ilk yemek, temizlik, çocuk bakımı vb. uğraşlar geliyor. Ev içinde harcanan zaman ve emek hiçbir zaman bir iş olarak görülmüyor.
Ergenekon’da hayırlı işler!
Ergenekon davasının 12. dalgasının, dikkat çekici bir yönü de birçok üniversite rektörünün, ÇYDD, ÇEV gibi öğrencilere burs dağıtan kurumlardan çeşitli kimselerin alınmasıydı.
Üniversite A. Ş.
80 askeri darbesinin yarattığı Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), kuruluş amacının ne olduğunu her geçen gün fazlasıyla gösteriyor. YÖK’ün yaptığı yeni açıklamada büyük üniversitelerin, Fransız Sorbonne Üniversitesi model alınarak bölüneceği belirtildi.
Sendikalar Kanunu
Cumhuriyetin ilk yıllarında ‘imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle’nin sınıf temelinde bir araya gelmesi yasaktı. Türkiye’de ilk sendikalar kanunu 1947 yılında çıktı. Grev ve toplu sözleşme haklarını içermeyen bu kanun sendikaların birer yardımlaşma sandığı düzeyinde kalmasına sebep oldu.
Sendika nedir?
Sendika, işçilerin kendi hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için kurdukları ve örgütlendikleri sınıf örgütleridir. Bu yönü ile sendikaların en önemli vasfı, işçi sınıfının ekonomik bir örgütü olarak, onun maddi çıkarlarını savunması ve de bu doğrultuda toplu sözleşme yapma hakkına sahip olmasıdır. Fakat sendikalar, işçilerin sadece ekonomik haklarının savunusunu verdiği kurumlar değildir.
Hollywood’un İşgali
21 Mart günü Irak işgalinin 6.yıl dönümü dolayısıyla Pentagon, San Francisco, Washington’la eş zamanlı olarak Hollywood’da A.n.s.w.e.r (Act Now to Stop War and End Racism- Savaşı durdurmak için şimdi harekete geç ve ırkçılığa son ver) Koalisyonu tarafından yaklaşık dört bin kişinin katıldığı kitlesel bir protesto gerçekleştirildi. Hollywood’un yıldızlı caddesi işçi, öğrenci ve göçmenlerce işgal edildi.
Sonucu ekonomik kriz değil, politik kaygılar şekillendirdi
1930 yılını başlangıç alırsak son 79 yılda 14 yerel seçim yapıldı. 29 Mart 2009, 14. yerel seçim. 2004 yerel seçimlerinin birincisi olan AKP, 2009 yerel seçimlerinin de oy kaybetmesine rağmen galibi. AKP yerel seçimlerde 32 yıl aradan sonra üst üste kazanmayı başaran ilk parti.
29 Mart: Şapkadan tavşan çıkmadı
Bir yerel seçimleri daha geride bıraktık. Elbette, sonuçları üzerinden farklı değerlendirmeler yapılabilir, çeşitli olasılıklar sunulabilir. Ancak, seçim öncesi süreçle birlikte okuduğumuzda Kürt sorunu ekseninde vurgulanması gereken kuşkusuz DTP’nin başarısıdır.
Yokuz!
Seçim bitti, kriz bitmedi. Hükümet, krize karşı 6. Ekonomi Paketi ile geliyor
29 Mart günü bir yerel seçimi daha geride bıraktık. Seçim sonucunu burjuva cephenin bir başarısı olarak görmek gerekiyor. İşçi düşmanı AKP hükümeti oy kaybetmiş olsa bile, hâlâ seçmenlerin yüzde 40’ının oyuna sahip.
